Sitchin ve 12. Gezegen
Bu kitaba ve içindeki teorilere kısaca bir göz gezdirelim şimdi. Sitchin ilk olarak şu noktaya dikkat çekiyor: uygarlık dediğimiz şey, sanki dünyada birden bire ortaya çıkmıştır. Yani insanoğlunun gelişimine bakıyorsunuz ve aniden yapmaya başladıklarında bir zıplama oluyor. Sitchin de bunun cevaplarını merak ediyor. Doğal olarak da sıkça bilinen en eski uygarlık olan Sümerlilerden örnekler veriyor. İnsanoğlunun aniden MÖ 3800 yıllarında bir ileri uygarlığa sahip olduğuna dikkat çeken Sitchin, şöyle yazıyor: "buradaki en şaşırtıcı olan şey, bilginlerin bu güne dek Sümerlilerin kim olduklarına, nerden geldiklerine ve uygarlıklarının nasıl ve niçin ortaya çıktığına dair hiçbir bilgiye sahip olmayışlarıdır."
Sitchin, o zamana kadar ilkel göçebe avcılar ve yiyecek toplayıcılarını, önce çiftçilere ve çömlekçilere, derken şehir kurucularına, mühendislere, matematikçilere, gökbilimcilerine dönüştüren şeyin ne olduğu sorusunu soruyor. Bu soruya cevap ararken de eski yazıtlarda geçen tanrıların kim olduğuna da bir cevap getirmeye çalışıyor. Bunu cevaplayabilmek için de eski Sümer kelimelerinin anlamlarına değiniyor.
Örneğin Sümer hikayelerine göre tanrıların yarattığı ilk model insan olan "Adapa"dan bahsediyor ve bunun daha sonra kültürümüze "Adama" olarak geçtiğini söylüyor. Yani bildiğimiz Eski Tevrat'taki Adem. Tanrılara ve insanlara yaşam veren olarak Ninhursag'dan Ana Tanrıça olarak bahsedildiğini ve takma isminin "Mammu" olduğunu söylüyor. Bu da günümüze İngilizcede anne anlamına gelen "mamma" kelimesinin orijinini oluşturuyor diyor. Yorumlarına devam eden Sitchin, daha sonra bazı kelimelerin roket veya uçan bir cisim anlamına geldiğini de söylüyor ve böylece tanrıları gök ile özdeşleştiriyor. Yani böylece tanrıların gökten geldiği teorisi çıkıyor.
Sitchin bundan sonra bu tanrıların kim olduğu konusuna daha ayrıntılı bir biçimde bakıyor. İlk olarak yaratılış destanı olarak bilinen "Enuma Eliş"i inceliyor. Vardığı yorum da bu destanın aslında güneş sistemimizin yaratılışını anlattığıdır. Kısacası, bu destanda işte bilmem ne tanrısı şuna vurdu denince, Sitchin bunu bir gezegenin diğerine çarpması olarak niteliyor. Sonuç olarak da Sümerlilere göre güneş sistemimizin için de 12 adet gezegen olduğundan bahsediyor. Bu hesabın içine ay ve güneşi de ilave ediyor. Bizim bildiğimiz 9 adet gezegen olduğu için, doğal olarak bizim hesaplarımıza göre bir gezegen eksik kalıyor. İşte bu gezegen de 12. gezegen diye bahsedilen.
Sitchin yine hikayelerden vardığı sonuçlara göre, bu 12. gezegenin eliptik bir şekilde döndüğünü ve güneş sisteminin dışından içeri doğru 3600 sene süren bir yörüngesinin olduğunu söylüyor. Daha sonra yaptığı yorumlarda da Sümerlilerce tanrı olarak bilinen varlıkların bu gezegenden gelen uzaylı varlıklar olduğunu söylüyor. Hepsi bu kadarla kalsa tamam, ama dahası da var. Bu tanrılar ilk dünyaya geldiklerine insan daha ilkel bir canlı. İnsan gücüne ihtiyacı olan uzaylılar (isimleri Annunakiler bu arada), bu ilkel yaratığın evrimiyle oynuyorlar ve bazı genetik deneyler yapıyorlar. Sonunda başarılı olup ilk insanı, yani "Adapa"yı yaratıyorlar. Yorumlara göre bu ilk Homosapien insan olabilir.
Zamanla insanlar ve tanrılar bir arada yaşamaya başlıyorlar ve bu da Tevrat'tan bildiğimiz bir hikaye. Daha sonra bazı tanrılar bu durumdan rahatsız oluyor Sümer hikayelerine göre. Bu aynı hikaye Tevrat'ta da yer alıyor ama tabi tek tanrılı bir şekilde anlatılıyor. Uzaylılar bir tufan vesilesiyle insanların yok oluşuna tanık olmak istiyorlar, ama arlarındaki bir tanrı insanlara karşı bir sevgi beslediği için onları kurtarmak için bir tanesine durumu anlatıyor. Bu Sümer hikayesi de neredeyse son cümlesine kadar Tevrat'taki Nuh hikayesi ile aynı.
Sitchin'in Annunaki teorisi biraz insanlara ters gelebilir. Ve hatta onun bazı Sümer kelimelerini yanlış yorumladığını belirten bilim adamları da var. Ancak Sitchin yine de çok güzel ve kesin ortada olan bir gerçeği gözler önüne sermiş oluyor: Tevrat'taki yaratılış ve tufan hikayeleri gibi bazı şeyler tamamen Sümerlilerden çıkma. Orijinal hikayede her şey mantıklı, ancak bu hikayelerin bazıları daha sonra tek tanrılı bir dine adapte edilmeye çalışınca absürt bir durum ortaya çıkmış. Yani resmen bu hikayeler biri tarafından editör gibi tek tanrılı bir dine uyarlanmaya çalışılmış ve bu apaçık ortada.
Böylece olaya uzaylılar yönüyle yaklaşan Sitchin, Tevrat'taki bazı dini metinlerin büyük ihtimalle insan tarafından yazıldığını ortaya koymuş oluyor. Bu da tabi dindar kesim tarafından kabul edilmemek istense de çok net bir şekilde belli oluyor. Türkiye'de de son zamanlarda bu olguya destek veren kitaplar da basıldı. 2012 Marduk'la Randevu ve Tevrat'ı Kim Yazdı kitapları bu yönden Sitchin'le aynı düşüncede. Tabi cevaplayamadığımız tek soru, bu yazıtlarda ismi geçen tanrıların gerçekten uzaylılar olup olmadığıdır. Eğer Sitchin'in bu hikayeleri yorumlayışı yanlış ise, o zaman farkında olmadığımız çok güzel bir açıklaması olması lazım.
Sitchin'in bahsettiği bu 12. gezegen, NASA tarafından da araştırılan bir olay. Bazen Gezegen X diye bahsediliyor, bazen de 10. gezegen olarak. Çoğu bilim adamı bu tür bir gezegenin olmasının imkansız olduğunu söylemesine rağmen bu tamimiyle çürütülmüş bir teori değil. Burak Eldem'e göre bu gezegen 2012'de dünyaya yaklaşacak ve büyük bir ihtimalle bazı doğal felaketlere yol açacak. Bundan bir kaç sene önce bazı yabancı yazarlar, bu gezegenin daha önce varacağını söylemişlerdi. Hatta Zeta Talk adlı bir sitenin bayan sahibi olan Nancy Lieder, uzaylılarla iletişimde olduğunu iddia etti ve bu gezegenin Mayıs 2003'de ortaya çıkacağını söyledi. Bir sürü insan ona inandı ve gezegeni bekledi, ancak sonuç olarak hiç bir şey ortaya çıkmadı. Tabi Lieder de sitesinden sattığı mallarla büyük bir ihtimalle iyi para götürdü. Lieder şimdi 2003 senesini Amerikan hükümetini kandırmak için söylediğini iddia etmekte ve halen bu gizli gezegenin ortaya çıkacağını söylemekte.